Birkaç yıl önce Elazığ’da yakın bir arkadaşım ile Starbucks’ta oturur iken; bir şeyler üretmek, bir proje oluşturmaktan yakındığım esnada (her zamanki halim)insanlar neden kafelere gider şeklinde bir konuda yoğunlaşırken, bir fikir oluşmaya başladı. Ve bu fikir üzerine yoğunlaşıp onun hayali kurmaya başladık. Fikir’e garip bir şekilde inanmaya başladık ve bu ikili olarak 3. yakın arkadaşımızı da fikire dahil ettik ve artık bu fikir üçümüzün fikriydi. Bana soracak olursanız, 3. arkadaşımız, arkadaşımız olduğu için fikire artık ortak idi. “Ayrı gayrı olmaz” sonucunda…
Başlangıçta fikrimize odaklanıp işleyişine dair konuştuk ettik ve uygulamanın genel dinamiklerini oluşturduk. Peki kim geliştirecekti bu projeyi….
Ekibimiz mi;
Bir bilgisayar programcısı, bir uçak mühendisi ve sivil havacılık yönetimi -bölümün tam adından emin değilim searchleme zahmetinde de bulunmayacağım.
Fikir ve proje lideri olarak ben geliştirecektim elbette. V adlı arkadaşım mühendislik yetilerine sahip olduğundan ve yazılım dünyasına da giriş yapmak istediğinden ötürü proje bir yerde dahil olmak istiyordu ve öyle olmasını da umuyordum. E adlı arkadaşıma henüz bir görev bulamamıştım.
fikir ismini ilk ortaya çıktığı anda almıştı ve arkadaş grubunun en önemli yapı taşı olan whatsapp grubununun da adı olacaktı. “shake”